şeytanım biçim biçim: bir asansör dehşeti


bu posteri beğendim.


dün sonunda devil adlı filmi izledim.
sonunda diyorum çünkü fragmanını gördüğümden beri obsesif bir şekilde bu 'ideal patlamış mısır cuma gecesi hava soğuk olsun da evde kalıp film izleyelim' filmini arayıp durmuş idim.

asansörde geçen filmin lokomotif kişisi six feet under'da claire'in avukat sevgilisi olarak hatırlayabileceğiniz chris messina, tabii ben öyle hatırlıyorum diye siz de ordan hatırlamayın, gidin ne biliyim julie and lulia'dan hatırlayın, vicky, christina barcelona'dan hatırlayın... ben bir de ira and abby'den hatırlarım kendisini, jon hamm'in yüz yıllık sevgilisi jennifer westfeldt ile birlikte oynadıkları evlilik komedisinden.

herneyse, chris messina başarılı, film kısa sürüyor, sadece korkutmak amacıyla araya serpiştirilmiş sebepsiz sahnelere yer vermediğinden belki de, ama bu onu biraz da saptırıyor belki de amacından, çünkü insan adı şeytan olan bir filmden biraz daha fazla adrenalin bekliyor doğrusu, ancak ben kendi adıma bana yettiğini söyleyebilirim. çünkü hikaye dinlemeyi seviyorum, aksiyondansa diyaloğu tercih ediyorum ve burada ikisi de mevcut. ayrıca korku filmlerinin en aptalından bile anında sıtkı sıyrılan bir yapıdayım, hemen korkarım' bu sebeple bir kez daha tercih ediyorum.

yine de film içimize tam olarak sinmiyor, bu neden böyle oluyor, sonunda olaylar belli bir mantık çerçevesinde ilerlediğinden ve akıl almaz bir öldürme ihtirasına sahip kötü adamımız olmadığından mı, karakterler ölmeyi hak ettiklerinden mi, o zaman hepimiz şeytan tarafından bir asansöre sıkıştırılmayı birazcık hak etmez miyiz zaten, yok o kadar da değil.

filmin yapımcısı m. night shyamalan yönetmeni ise benim daha önce başka bir filmini izlemediğimden hakkında yorum yapmaktan kaçındığım john erick dowdle.
tam bir kan bombardımanı olabilecekken nefslerine hakim olmuşlar bu adamlar. duralım ya demişler. akla yakın bir senaryo olsun ki sonradan korkarlar belki de arkadaşlarına anlatırlar izleyenler de daha çok seyirci çekeriz demişler. demişlerdir yani kimbilir.
bence izleyin, zaten dediğim gibi çok kısa.


ne yapsalar olmuyor, bu arada arkadaki adam sean penn'in amcası olabilir, mesela...


trenlerden sonra asansörlerin de ekspresi oluyormuş, ben bu filmden en çok bunu öğrendim.

en sevimsiz olanları ilk harcanan oldu aralarından ama kim söylemem.