#birliste küçük ve tatlı filmler: son dönem romantikleri

obvious child, 2014, jake lacy & jenna slate

 

geçtiğimiz günlerde bir takipçim son yıllarda en beğendiğim romantik/komedi filmlerinin hangileri olduğunu sormuştu. listeyi oluşturmaya başlamama en büyük ilhamı şu an fotoğrafını da görmekte olduğunuz obvious child’dan aldım. komik, dramatik, gerçek. bir ilişki, bir hamilelik*, bir kadının bu kararlarla boğuşurken yalnız kalmayabileceğini anlaması üzerine küçük tatlı filmlerimizden.


*(filmi izlememiş olanlar bu kısmı okumasın, spoilerımsı çünkü) planlanmamış hamileliklerde tek ve ilahi seçimin doğurmak olmadığı gerçeğinin dizi ve filmlerde daha çok işlenmesi gerektiğini düşünüyorum, mutlu yuvaların tek çaresi bebek değil çünkü, bu konuya crazy ex girlfriend de güzel bir şekilde değinmişti sanıyorum final sezonunda. nedense son yıllarda en çılgın en başına buyruk karakterler bile anne olup rahatlar oldular. tek bir doğru yol yok, herkesin hayatı kendine.


gelelim listenin devamına madem öyle :)


the big sick hemen ardından önereceğim bir ilişki komedi-draması film de the big sick. kumail nanjiani’nin şimdiki gibi aşırı sağlıklı bir kas yığınına dönüşmeden hemen önce karısı emily gordon ile kaleme aldıkları, kendi tanışma hikayelerini anlattıkları filmleri. çok tatlılardandır.

palm springs geçtiğimiz yılın en tatlı ve basit filmlerindendi benim için. sürekli aynı günü yaşamaya başlayan iki kişinin romansı.

what if (the f word) bu film evlerde çok izlendi ama bence vizyon şansı da hak eden çok tatlı bir sürprizdi. sevgili daniel ‘harry potter’ radcliffe’imiz romantik başrolü da rahatlıkla oynayabileceğini gösteriyordu. ayrıca en sevdiğim storyline olan-çünkü bu hayatta hiç başıma gelmeyen-önce arkadaş sonra sevgili durumundan ilerliyordu.

nick and norah's infinite playlist yalnızca bir gece boyunca yaşananları izlediğimiz çok eğlenceli ve bir o kadar da romantik bir film. yaşlarından kesinlikle daha olgun davranan gençlerin etrafında gelişen olaylar. sahi, hangi grubun gizli konserini izlemenin peşindeydiler?

eighth grade biraz daha coming of age dediklerimizden bu, ama çok çok seviyorum ve netflix'e de geldi! sonunda!

enough said bu sefer de olgun çağa geçtik. film ne kadar tatlı ve dürüst ve enerjisi yüksek olsa da james gandolfini’nin hayatını aniden kaybetmeden önce çektiği son film olmasından hep buruk anacağız ne yazık ki. ama sonuç olarak julia louis dreyfus’la çok yakışmışlardı.

frances ha benim için her kategorinin filmlerinden frances ha. umut filmim. greta gerwig ve noah baumbach beraber üretmek için doğmuşlar, allah nazarlardan saklasın.

lady bird yine bir coming of age, biraz romans, biraz arkadaşlık ama aslen bir anne kız hikayesi bu izlediğimiz. altında yine greta gerwig var. 

booksmart'ın varlığının lady bird’le çok ilişkili olduğuna inanmışımdır hep. bu sanki diğeri sayesinde var gibi. onun olabildiğini görenler olivia wilde’a da bu projeyi daha bir iç rahatlığıyla teslim edebilmişler ya da wilde kendi kafasının dikine gerwig sayesinde daha rahat gidebilmiş gibi... sonuç ise tek kelimeyle mükemmel. 

brittany runs a marathon bu bir aşk filmi değil, benim çok sevdiğim bir kendini bulma filmi, amazon'da var.

500 days of summer neredeyse klasikler arasında anılabilecek bir film artık bu, ama yayınlandığı dönem itibariyle biraz arada kalıyor aidiyet anlamında. burada da yine dürüstlükten bahsetmem gerekecek. çünkü en çok da bunu özlemiştik bir anda güzeller güzeli kızlara dönüşen külkedisi ve prensleri tarafından kurtarılan uyuyan güzel masallarından sonra. ha onları da çok sevdik, o ayrı mesele.

like father bu da bir baba kız filmi aslında ama hissini çok seviyorum, nedense birkaç kez izlemiş bulundum ve hiç de sıkılmadım…

love, simon liseye geri gidiyoruz love, simon’la ve bu sefer ana karakterimiz eşcinselliğiyle yeni tanışan mı desem, cinsel kimliğini yeni kabul eden mi desem, bir genç. başta anne ve babası sonra da yakın çevresiyle bu durumu paylaşma hikayesi ve ilk aşk. çok güzel anlatılmış, muhtemel önyargıları tatlı dille yıkan bir film. özellikle hetero gençlerin ailelerine gidip hetero olduklarını itiraf ettikleri fantezi bölümü. yıllardır sırf bu tarafın hikayelerini dinledik diye tek gerçek ve tek normal olduğunu düşünenlerin bilhassa izlemeleri gerekiyor.

always be my maybe son senelerde en çok güldüklerimden herhalde. başta keanu reeves olmak üzere çok güzel sürprizlerle dolu şıkır şıkır bir ilişki komedisi.

set it up netflix orijinalleri içinde en sevdilerimden. 90’lar rom-kom ruhunu en iyi yansıtanlardan. zoey deutch ve glen powell harika bir spark yakalamışlar!

celeste and jesse forever bunu netflix’te görüp duruyorum, bir kez daha izlemem gerek hislerimi perçinlemek için ama sevdiklerimdendi ilk çıktığında.


İYİ SEYİRLEEER :)