post diana


hasnat khan ilişkisinin boyutu bence diana'yı izlemek üzere olan çoğunluk için büyük bir sürpriz olacak. bugüne dek hayatının aşkı olarak lanse edilmiş dodi'yi ekarte eden bir senaryo.

prensesin ölümünün kendisinden bile daha hazin bir son.

film ikinci yarının ikinci üçte birinde çok kereler karşılaştığımız aksayan bir temponun içine düşüyor, hikayenin yerleşmesi ve sona seyirciyi hazırlayan bu 'bla' döneminde sabırsız, sıkkın bir bekleyişin içine düşüyoruz.

diana'yı prensesten ayrı düşünmek imkansız. bu nedenle kraliyet ailesi saçmalığının yalancı sihrine kendini bırakamayacaklar bu filme hiç başlamasınlar.

ben hangi taraftayım bilmiyorum. diana, 1997 yılının 31 ağustos günü aylar öncesinden planlanmış bir seyahat sayesinde kendimi londra'da bulmuş olmasam, o çiçekleri, insanların töreni bekleyişlerini ve törenin kendisini görmesem beni ilgilendirir miydi kararsızım. william ile kate'in düğününü bir havaalanı bekleyişi sırasında uçak keşke rötar yapsa da sonuna kadar izleyebilsek diye düşündüğümü ise gayet net hatırlıyorum.

popüler kültürün her türlüsünden nasibini almış bir insanım, zaman zaman uzaktan bakabilsem de içinden çıkamadığını artık kabullenmiş bir insanım.

sonuçta naomi watts fragmanların da bizlere göstermiş olduğu gibi başarılı bir performans sergiliyor. ama bu pek de zor değil, elinde öyle çok döküman var ki, sanki sarışın olsam ben de bu işi kıvırırdım gibi geliyor. (evet tabii)

naveen andrews, ırkçı yorumlarıma hazırlıklı olun, hiç çekici bir adam değil. sıtmalı çocuk göbeği, minik gıdısı, orjinal doktora benzetme amacıyla da olsa hiç fark etmez, yana yana taradığı saçlarıyla, diana gibi bir kadının kendisinde ne bulduğunu film boyunca yüzeyselce sorgulamanıza neden olan bir garip adam. yıllar önce ingiliz hastada en azından her kadını kıskandıracak kadar güzel kuzguni saçları vardı, bakımını özenle yaptığı, araba yıkakan beyaz atletli ve mini şortlu sarışın amerikan kızları gibi kuyu başında savurduğu saçlarıyla o zaman da juliette blinoche'u kendine aşık etmişti.

beyaz perdede sizleri bolca dior, chopard ve ralph lauren bekliyor. sarayın içinde stüdyo dairesinde yaşayan bir de prenses var. diana zaman zaman (diana'nın afrika dönüşü hasnat'a, hasnat'ın da diana'ya sarılmak için bir saniye daha bekleyemeceğini hissettirdikleri apartman sahnesi) güçlü duygular ifade edebilen, ancak taraflı ve eksik bir film. izlediğimiz kadın pekala zehra adında birisi de olabilirdi. ne de olsa gerçeklerin tamamını hiç bir zaman bilemeyeceğiz...