sevgiliyle (evde) izlenecek filmler (ve hatta diziler): bir liste


bu listedeki filmler haftasonunu hedef alarak ve evde izlenmek üzere seçildiler.
siz siz olun sevgilinize/kocanıza romantik ve/veya romantik komedi izletmeye çalışmayın. eğer teklifinizi geri çevirmese bile bu fikrin onu sizin kadar heyecanlandıracağını sanmıyorum. ilişkinizin başlarındaysanız ya da ya da size bir özür filan borçlu değilse nezaketen de kabul edebilir tabii...

aşağıdaki listede animasyonların da büyük yer kapladığını fark edeceksiniz, ne de olsa liste ilhamını bizim evden alıyor... kocam da ben de bazı pixar'ları hiç usanmadan yeniden izlemek ihtiyacına sahibiz.

filmleri alana dizi hediye etmeye karar verdim. dizilere gelince, nashville, the good wife ya da girls'ü izlerken yanımda kocam olduğunu düşünüyorduysanız büyük bir yanılgı içindeydiniz demektir. (aa yoksa siz evinizde oturup benim bir diziyi izlerken yanımda kim olduğunu hayal etmiyor muydunuz?)

biz bu listeye de 'work in progress' diyelim, siz de yorumlarınızı, hatırlatmalarınızı sakınmayın!
bu arada bu listeye 'en iyi pazar filmleri'ni de ekleyebilirsiniz, aynı hava, ben kendimi tekrar etmeyeyim dedim.





paul. simon pegg ve filmle aynı adı taşıyan ukala uzaylının (seth rogen seslendirir) yol maceraları...
marley and me. bunu acıklı filmler kuşağında değerlendirecektim ama kendimi tutamadım.
the grand budapest hotel. benim üçüncü izleyişim evde bizimkiyle olmuştu. gözlerini alamadı, kafasını bir başka yana çeviremedi. wes anderson'ın en boyfirend'ly uygulaması...
wolf of wall street. enerjisi hiç düşmeyen bir film. sinemada kaçırdıysanız ev sinemasına çok uygun. he ama ikinci defa izlenir bilmem. bir paul değil sonuçta...
drive. siz siz olun ryan gosling'e fazla iltifat etmeyin izlerken. tutun kendinizi.
margin call. bu çok zeki bir filmdi. ne bekleyeceğini bilmeden başladıklarından. şimdi yönetmeni jc chandor'ın 'a most violent year'ını bekliyorum dörtgözle... (ne olduğunu merak edenler: tık tık)
x-men. hepsi. baştan sona. sonra bir daha. sonra bir daha...
the incredibles. bahsettiğim animasyonların bu evde en sevileni. hala neden bir ikincisinin çekilmediğine şaşırıp duruyoruz biz.
out of sight. clooney var lopez var. herkese uygun birisi var anlayacağınız. ayrıca aşırı komik.
little miss sunshine. daha yazarken yeniden izleyesim geldi. abigail breslin'e neler oldu bir de öyle...
chef. birlikte ne pişreceğinize (ya da en azından deneyeceğinize) de karar verirsiniz böylece
how to train your dragon (1 ve 2). ilki de ikincisi de çok güzeldi. çok.
lord of the rings-hobbit. hepsi işte, birbirlerinden ayırmak pek mümkün değil
horrible bosses. ilki bayağı komikti, izlemediyseniz, neden olmasın...
40 year old virgin. judd apatow'u zirveye taşıyan film. steve carrell ve dostları en karanlık modunuzu bile aydınlatacak...
don jon. geçen sene evlilik yildönümümüzde izledik. kimin kime hediyesiydi bilmiyorum ama ikimiz de çok eğlenmiştik.
secret life of walter mitty. bu sene beğendiğime en çok şaşırdığım film oldu. ilgimi bir noktasında yitiririm gibi geliyordu izleyene dek. izlememiş olanlarınızı kıskandım şimdi.
pulp fiction. bir kez daha izlemenin zarardan çok yararı var. eğitici bir film.
sin city. ev sinemasına gelir gelmez ikincisini de izleyin. 
the muppets. pazar sabahına çok yakışacaklardan bu da. ama bir cuma akşamı da neden izlenmesin ki?
tangled. ah! şimdi olsa da yeniden izlesem!
the descendants. judy greer'in bağırıp çağırdığı sahne dışında kabul edilebilir bir filmdi. 
shame. drive'da söylediklerimden ryan gosling'i çıkarın ve yerine michael fassbender'i koyun.
julie and julia. iştah açıcı. hem paris hem new york. oh.
moneyball. brad pitt ve jonah hill ikilisi kötüye gitmekte olan bir beyzbol takımının hayatını değiştriyorlar. beyzbolun sıkıcılığından uzak ilk beyzbol filmi olarak da tarihe geçti.
the dark knight(s). aşk ihtiras macera hepsi the dark knight'ta! vizyona girerken beni tanımadıklarına çok pişmanlar...
edge of tomorrow. tom cruise'un son zamanlarda izlediğim en iyi filmi. klişe mlişe ama çok hızlı gidiyor. 
crazy stupid love. romantik komediye en çok yaklaştığımız yapım bu. yine steve carrel. tabii biraz da gosling...
thor. bu da sevdiğime şaşırdıklarımdan ve rahatlıkla birkaç kez izleyebileceklerimden! 
avengers. şahsen pek sevmiyorum. konsantrasyonumu yitiriveriyorum ama naparsın...
midnight in paris. aslında butün woody allen'lar. ama yakın geçmişte çektikleri arasında en sevdiğim bu.
the social network. biraz konuşkan bulabilir sevgiliniz. ama sonra ilgisini çeken bir şeyler bulacak merak etmeyin



film alana dizi bedava
ciddi:
the wire
the newsroom
the knick
boardwalk  empire
game of thrones
sons of anarchy
breaking bad
bates motel
homeland
mad men
the walking dead
hannibal

komik:
curb your enthusiasm
parks and recreation
friends
seinfeld
louie
bored to death
flight of the concords
weeds
californication
arrested development
mindy project
archer




Yorumlar